"Kesmek” İbrahim’i bir eylem olarak bilinir şu mukaddes tarihte. Bütün kesmeler Hz İbrahim ile başlamıştır sanki. Her daim onunla anılır. Korkuyla ve ümitle. Asla ümitsizlikle değil ama.
Gördüğü rüya sonucu oğlu İsmail’i kesmeye götürende oydu. Kendi cinsel organını kesen de.
Bir rüya görüp onun etkisinde kalmak gören için bahane olabilir. Peki ya diğeri. İsmail’in yaptığı. Görmediği rüyadan kendisinin ölmesi pahasına etkilenmek.
Bazısı buna iman diyor. İnsan gördüğü şeye inanır, görmediği şeye ise iman eder…
İbrahim rüyayı yanlış yorumlayışının bedelini Allah’a koç kesmekle ödedi. Zira “kesmek” fiilinin bir anlamına da “bedel” ödemektir. “Kesinlikle” ifadesi de “Kesmek” den gelir. Kesip atmaktan.
Dünya tarihi de bu bedel ödemekle şekillenir adeta.
Hristiyanlar tüm dünyanın özelliklede kadınların Hz Âdem’in yediği elmanın – ilk günahın - bedeli ödediğine inanırlar. İsa’nın çarmıha gerilişini bu ilk günahın karşılığı olarak görürler ve bu travmadan kurtulamazlar.
Orta çağ Avrupa’sında kadınlar yakılması da bundandı. Güya Âdem elmayı yemeyecekmiş. Hz Havva onu ikna etmiş. Bu bedeli bütün kadınlara ödetmek isteyen zihinler, tüm kadınları antichrist (deccal) ve cadı olarak gördü. Bedelini de ağır ödetti. Sayısı bilinmeyen yakılan yüzlerce kadın.
Bu yanlış öğreti –İlk günahı Hz Havva’ya atma fikri - İsrailiyat kaynaklıdır. Asr-ı Saadet öncesi Araplarının kızlarını diri diri gömmesi de bu fikir kaynaklıdır. Sonunda ne mi olmuştur.
Batı kilise etkisinden kurtuldu. İlerledi gelişti. Kaostan Kozmosa. Karmaşadan düzene geçti. Âmâ bu yaşananlar çok büyük travmalara yol açtı. 18. Yy da batı da çok abzürd bir feminizm hortladı. Kendi bedeninin kullanılmasına tepki göstermeyen fakat anne olmaya tepki gösteren bir acayip yapı. Doğala, fıtrata direnen sonradan eklenene ses çıkartmayan bir çarpıklık.
Ve kaybolan ahlak ile onun yerine alan insanı makine gibi gören duygulardan uzak suni bir etik anlayışı. Olmayan bir adalet ve onun yerine geçen gene duygulardan uzak bir hukuk bütünü.
İlk sünnet olanın da Hz İbrahim olduğu bilinir. Kendini kestiği söylenir. Bunu, zina yapmayacağına söz verdiğini Allaha, aralarında ki anlaşmanın sembolü olarak kendi cinsel organından bir parça vermek için yaptığına inanılır.
İşte ev alanın, araba alanın ya da ne bileyim başından zor olaylar geçenin kurban kesmesi bundandır. Bedel ödemekten kaynaklanır. Batı tarzı travmalara yol açmayacak kısadan bir bedel ödemek. Allah’ın engin rahmetine sığınarak bedel ödemek.
Sizin de bu kestiğiniz kurbanlar bütün senenize bütün ömrünüze bedel olması dileğiyle. Kanla ve adaletle ve illa rahmetle...
14 Kasım 2010/ Pazar
entropi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder