7 Ocak 2010 Perşembe

2.Dünya Savaşı'na Tarantino Bakışı


Tarantino bunu nasıl becerdi bilmem ama tavşan dışkısı gibi ne kokar ne bulaşır, nevi şahsına münhasır bir kişiliktir. Hem Holywood gibi popüler sinema kültürünün merkezinde film yapıp hem de kült film yapmayı beceren bununla da kalmayıp birde bu yaptığı sanat filmi havasındaki kült filmleri halka sevdirmeyi başaran nadir yönetmenlerden biridir Tarantino. Anlayacağınız şu ki kendine özgü tavrıyla sanattan da ödün vermeyerek popüler olmayı becerebilmiş.

Popüler film yapan birçok sinemacının bahanesine sığınmıyor Tarantino. Kendisinin ifadesiyle “ Filmlerini kitlelere yaklaştırmayan, kitleleri filmlerine yaklaştırmayı” becerebiliyor.

Bu yeterli Tarantino girizgâhından sonra yazının gerçek muhtevasına geçecek olursak.

Reservoir Dogs ile tanıdığımız Publ Fiction ile olay yaratan Kill Bill 1 ve 2 ile de zirveye çıkan dahi yönetmeni Quentin Tarantino’nun, Can Film festivalinde de ödül alan yeni filmi Soysuzlar Çetesi cuma günü itibariyle gösterime girdi.

Filmin konusuna geçecek olursak;

Filmde Yahudileri tüm Avrupa’dan sürmeyi amaçlayan Nazilere karşı intikam amaçlı bir çete oluşturmuş olan Teğmen Aldo (Brad Pitt) ve arkadaşlarının ve bu intikama bilmeden yardım eden Yahudi asıllı bir Fransız kızının hikâyesini anlatıyor.

Filmin temel özelliklerine geçecek olursak;

Tarantino bu filminde konu bakımından popüler kültür etkisinde kalmış olduğunu söyleyebiliriz. Hollywood’da son 5 yıldır sıkça gördüğümüz 2. Dünya savaşı sırasında Almanya’da gerçekleşen Yahudi zulmü ile ilgili film yapma geleneğine Tarantino’da uymuş. Ama sadece konu bakımından uymuş. Filmin içeriği ise benzerlerinden çok farklı.

Her Tarantino filminde gördüğümüz üzere film 70 ler Amerika sineması gibi başlıyor ve bir roman okuyormuşsunuz havasında devam ediyor ama bir farkla. Tarantino filmlerinde olan genel özelliklerden olan, olayları terslerinden anlatma yani önce sonucu gösterip ardından nedeni gösterme hali nedense bu filmde yok.

Ayriyeten film gene Tarantino filmlerinde sıkça karşımıza çıkan uzun diyaloglardan ve bu diyaloglar sonucunda ortaya çıkan sıra dışı aksiyonlardan ibaret. Ama bu kez birçok Tarantino filminde olduğu gibi diyalogların içi boş değil. Aksine Tarantino ilk kez bir filminde diyalogların içerisini doldurabilmiş. Diyalogların neredeyse tamamının filmim konusuyla ilgili olduğu söyleyebiliriz.

Film İngilizce, Almanca, Fransızca hatta çok azda olsa İtalyanca konuşmalardan ibaret. Tarantino’nun bunu gene zihinleri karıştırmak için yaptığını da söylemek isterim.

Film içerisinde tüm Tarantino filmlerinde olduğu gibi 70 ler Amerika’sının kıyıda köşede kalmış rock şarkıları ve Kill Bill gördüğümüz insanını içerisini ürperten ıslık benzeri sesler sıkça kullanılmış.

Film hakkında şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Tarantino’nun tüm filmlerimde olduğu gibi film sahnelerini tahmin edememe durumu bu filmde mevcut. Yani sahnenin sonunda kimin kimi öldüreceğini asla tahmin edemiyorsunuz. Bu da filme ayrı bir gizem katıyor.

Tarantino’nun yakın arkadaşı ve Desperado,Hotel1 ve Hotel2 filmlerininde yönetmeni olan Eli Roth bu filmde karşımıza çıkıyor. Sanırım film içerisinde olan sadist dike ve abzürd sahneleri onun fikri olsa gerek. Ama Tarantino’nun bu tip sahneleri filmlerinde sıkça kullandığını söylemek isterim. Bu nedenle olsa gerek filme 15 yaş sınırı gelmiş.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Tarantino filmleri daha önceden izlemiş olanlar bilirler ki Tarantino her filminde bir iki sahnede olsa kendiside figuran olarak oynar. Ama ilk kez bu filmde ben gözden kaçırmadıysam rol almamış.

Hayatlarında hiç Tarantino filmi izlememiş arkadaşlara şunu söylemek istiyorum. Film anlatım, kurgu bakımından biraz garip gelebilir, diyaloglardan sıkılabilirsiniz hatta filmi iyi takip etmediğiniz zaman filmden çok çabuk kopabilirsiniz. Bu nedenle filme önce hiç değilse bir tane Tarantino filmi izleyip gitmenizi tavsiye ediyorum.

İyi ki varsın Tarantino.
Unutmadan şunuda ekleyeyim, Filmin süresi iki buçuk saati aşıyor.


Tavsiye: Popüler kültür, gündelik siyaset sevmeyen, klişeleşmiş filmlerin dışına çıkmak isteyen ve kült film sevenlere bu filmi kesinlikle tavsiye ediyorum.

Tavsiyenin Tavsiyesi: Filme gitmeye karar vermiş olan arkadaşların acele etmelerini öneririm. Çünkü Türkiye’de bu tip kült filmlerin bir yada iki hafta kadar vizyonda kaldığı tarafımdan tecrübe ile sabittir.Bu tip filmleri güzel ülkemizde, Recep İvedik ve Mehmet Ali Erbil filmleri gibi iki ay vizyonda kalmaz. Tarantino’nun 2 sene evvel vizyona giren filmi Ölüm Geçirmezi koca İstanbul 4 sinemada vizyona girdiğini ve bu filmi izlemek için Beyoğlu’nun üzme bir sinemasında 12 ytl verdiğimi söylemek isterim. Başrol oyuncusu Brad Pitt’in hatırı için olsa gerek ilk kez bir Tarantino filminin neredeyse tüm Sinema salonlarında vizyona girmiştir. Değerini bilmeniz dileğiyle.
25 Ağustos 2009/Salı
entropi

Hiç yorum yok: