7 Ocak 2010 Perşembe

Demokrasi Canavarı



Domuz gribi aşısının okullarda vurulma oranı sadece %5’de kalmış.Bunun nedeni olarak şunları sayabiliriz;

· Başbakanın kendisinin ve ailesinin aşı olmayacağını açıklaması,

· Hükümete karşı sırf muhalefet etmek için muhalefetin yaydığı dedikodular,

· Medyanın sırf reyting adına hastalığı ve aşıyı karikatirüze etmesi,

***

Ama aşının vurulma oranının düşük kalmasının esas sorumlusu bunların hiçbirisi değil. Esas sorumlusu demokrasidir.

Demokrasi denen saçmalığın Ak parti hükümeti ile beraber nerelere geldiği en acı göstergesi aşının vurulma oranının %5’de kalmasıdır.

Ülke kurtarmayı kahvede lak lak yapma zanneden, ortalama eğitim düzeyinin ilkokul 4. sınıf bile olmayan bir millete demokrasi kültürünün gelişmesi adına “çocuğa aşı vuralım mı?” diye sorarsanız sonu % 5 olur.

Doktor “neyin var ablacığım” dediğinde. “Ne bileyim doktor bey oğlum karnıma doğru şişleri sokup sokup çekiyorlar” cevabını verecek kadar sağlık bilgisi kendi derdini anlatmaktan aciz olan bir millete aşı gibi komlike bir konuda fikrini sormak da ne oluyor?

Bugüne kadar 1. sınıfta, 5 sınıfta, 9 sınıfta öğrencilere aşı vurulurken velilere soruldu ki bugün soruluyor.Sağlık konusunda bir milletin kaderi kendi insiyatifine bırakabilir mi? Sokaklarda daha düne kadar arabalarla gezilerek çocuk felci aşıları vuruluyordu. Bugün öğrenmiş bulunuyoruz ki (Sağlık bakanı açıkladı) Avrupada çocuk felcini tamamen yenen ilk ülke olmuşuz.Bu aşıyı vurulmakta velilerin insiyatifine bırakılsa idi acaba dün bu aşıyı vurulan çocukların kaçı bu aşıyı vurulurdu? Kaçı çocuk felcinden ölürdü?

Madem demokrasiye sağlık konusunda bile bu kadar bağlıyız. O halde kuduz köpeğin yaşadığı mahalle ve köyleride karantinaya almayalım.Seçim yapalım veyahut ne bileyim özgür iradelerine (şeytana) bırakalım. Bakalım ne olacak.

Bizim kültürümüzde başına buyruk hareket etmek varmıydı.Hani şeyhi olmayanın şeyhi şeytandı. Her bilenin üstünde hani bir bilen vardı. Şimdi ne oldu demokrasi denilen, medeniyet denilen gizli canavar sağlık konusunda bile kendi kendine karar verme hakkını bize verince hepsini unutur mu olduk.

Demokrasi bize önce yöneticileri, günümüzdeki padişahları, vekilleri seçme hakkı verdi. (yada aslında biz öyle sandık) Ardından moderniz mi dayatarak kendi karşı cinsten arkadaşlarımızı seçme hakkını verdi, daha da ileri giderek ilişki yaşama hakkını verdi, hatta bazı ülkelerde karşı cinsi değilde hemcinsle nikahlanma hakkını bile verdi (misal Hollanda).

Şimdi ise daha kötüsü oldu iş sağlık konusuna geldi. Domuz gribi gibi bir meselede bile aşı olup olmama özgür iradelere verildi. Bunu birde her şeyini demokrasi ipine bağlamış (bir zamanlar o ipe araç derdi) başbakan bile savundu. Ne imiş efendim cebren aşı vurulamazmış. O zaman kuduz olan mahalleleride karantinaya almayın cebren insanların neden özgürlüğünü kısıtlıyorsunuz.

Bakın efendim;

Demokrasi denilen yapı sistem her yerde uygulanamaz. Bu maya her yerde tutmaz. Demokrasinin ortalama eğitim düzeyi 12.sınıf olan İngiltere’de fevkalade sorunsuz uygulanabilir.Hatta hayırlı sonuçlar bile doğurabilir. Ama ortalama eğitim düzeyi ilkokul 4. sınıf olan ve hala 10 milyon kadar okuma yazması olmayan kişinin olduğu bir yerde uygulanması pekde hayırlı sonuçlara sebeb olamayacağı pek açıktır.

Şimdi efendim ne diyor bu adam. “Dağdaki çobanla benim oyum bir olamaz” diyen zevatın peşine mi takıldı diye hemen yaftalamayın.Tabiki insanları zenginliklerine göre veya dış görünüşlerine göre sıralamıyorum. Ama sağlık gibi hayatı gibi bir konu (öyleki bu konu sadece sizi değil mikrop yoluyla çevrenizdekileri etkiliyor) milletin ortak iradesine bırakılmamalıdır.

Herkese, her şeyin sorulduğu ve herkesin, her şeyi bildiği bir ülkede ne olur sağlık işini millete sormayın cebren de olsa müdahale edin.

Haftanın Sorusu

Takriben 70 milyonluk bir ülkede.Risk gurubunda bulunanların sayısı 40 milyon kadardır
Başbakanın “ben aşı olmayacağım” diye zırvalanmasından önce aşı olacağım diyen kişi sayısı risk grubundaki kişi sayısının %70’i kadardır. Bu açıklamasından sonra ise bu rakam risk grbundakilerin % 10’una kadar düşmüştür.

Fakat başbakan hızını alamayıp “ailemdede kimse aşı olmayacak” diye zırvalayınca bu oran risk grubundakilerin % 5’ine kadar gerilemiştir. Başbakan iki açıklması arasında fikrini değiştiren insan sayısının tüm ülkedeki nufusa oranı kaçtır?

(Not:Gidiş yoluna puan yok , pi sayısı 3 alınacaktır )

Haftanın Çoktan Seçmeli Sorusu

Başbanın bu açıklamalarına karşın siz sağlık bakanı olsaydınız ne yapardınız?

a)İstifa ederdim.

b)Burası jopanya’ mı canım istifa edeyim.

c)Tıp profosörü olan ben miyim başbakan mı? diye düşünür. Sonra bu millet tıbbi bir konuda bile neden lidere bu kadar bağlı diye kafamı taşlara vururdum.

d)Olanların hepsini ileride kitap olacak olan günlüğüme yazardım.

e)Akşam gider hanıma dert yanarım. Ondan Hz Aişe şefkati beklerdim.

                                                                                                                         26 Kasım 2009/Çarşamba
                                                                                                                                                      entropi

Hiç yorum yok: